ARADA KALDIM…

 

Ne zaman tam şu an ki durumda olsam, çocukluğumda izlediğim Susam Sokağı’ndaki şarkı takılıyor dilime..

‘Arada kaldım, iki arada…’

Uykusuz geceler, yorgun geçen yıllar, birini dizimde salladığım öbürünü emzirdiğim yıllar fiziksel olarak yorulduğumu zannediyordum..

Öyle değilmiş..

Bizim evdeki iki minik birey, karakterleri, oturdukça , kendikararlarını alıp direttikçe gerçekten arada kaldığımı anladım.

Aras, okulun bahçesinde arkadaşlarıyla oynamak isterken, Ada, eve gitmek istiyor. İkisi de inatla kendi kararlarını uygulamak istiyor.

Tam o noktada, benim kararımın yada kişisel tercihimin bir anlamı kalmıyor zaten ama ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalmak o kadar zor ki..

İkisini de incitmeden, adaletsizlik yapmadan , orta noktayı  bulmak için çok zamanım, çok fazla korkum olduğunu hissediyorum.

Boynum kasılıyor, hangi seçimi yaparsam yapayım ikisinden birini kıracağımı düşünüp iyice geriliyorum.

Annemi düşünüyorum, o ne yapmıştı  acaba üç çocuk büyütürken?

Ada ağlıyor, Aras  gülerek, ‘ beni seç, beni seç’ diye bağırıyor. 

İlerde gözüme bir anne ilişiyor, bir çocuğu, bebek arabasında diğeri bahçede oynuyor..

Çocukların yaşlarının yakın olmamasının, biri henüz kararlarını alamazken diğerini mutlu etmenin ne kadar kolay olduğunu düşünüyorum.

Büyüdükçe işler kolaylaşmıyormuş , ve sonuç olarak ikisini aynı anda mutlu edememenin, mutsuzluğunu yaşamak benim payıma düşenmiş.

Neyse şimdi yine dilimde aynı şarkı, ‘Arada kaldım, iki arada… ‘

Author

Write A Comment