Category

Çocuklu Hayat

Category

Terbiyeli Ekşili Köfte Tarifi

Kıymanın içine 1 soğanı rendeledikten sonra , 3 kaşık yıkanmış pirinç ekliyoruz kıymanın miltarına göre, göz kararı,tuzu baharati kara biber kimyon ekliyoruz. . kıyma,soğan,pirinç ve baharat eklediğimiz karışımı iyice yoğurduktan sonra, küçük küçük kofteler yapıyoruz tepsinin içinde unla yuvarliyoruz✌ . Tencereye biraz yağ koyup, içine bir havuç dogruyoruz, havucu biraz kavurup çeviriyoruz bir patates dogruyoruz biraz çevirip kavuruyoruz ve suyunu ekliyoruz✌ . Su, kaynağınca kofteleri ekliyoruz✌ . Sosu için bir limon bir yumurta sarısı 2 kaşık un tamamen karışana kadar, içinde pütür kalmayana kadar çırpıyoruz . Yumurtanın ve sosun kesilmemesi için sıcak sudan da alıp sosa az az ekledikten sonra , tencereye sosu döküp,karıştırıyoruz . Afiyetle yedikten sonra üstüne çay içerken , “Sado’ya sağlık” diyoruz

Adaptasyon Nedir?

Adaptasyon Nedir? Adaptasyon kelimesinin Türkçe meali; canlıların yaşam sürdüğü ortama alışmasıdır. Bizim ailede ‘Adaptasyon’ kelimesi ise  Ada ve Aras’ın bir türlü kopmak istemedikleri annelerine yaptıkları işkence sürecinin ismidir.   Neden mi böyle söylüyorum? Ada’nın bir yıl anaokuluna başlarken, bir yıl ilkokula başlarken olmak üzere tam 2 yıl süren okula, sınıfına,akranlarına, öğretmenlerine alışma süreci ,Aras’ın anaokulu dönemi ile birleşince , vaziyet iyice karmaşıklaştı. Geçmiş dönem yazıları okuyanlar bilecektir, Aras ilk anaokulu deneyiminin 10. Gününde o dönemki anaokulunun ihmali sonucu parmağını kırıp, ameliyat olduktan sonra uzun süre ‘okul’ kelimesinin bile duyduğunda ürperiyordu. Zamanla , ablasını bırakıp alırken kapısından girdiği okul kapısından gün gelip anaokulu için girince işin rengi değişti. Günlerce süren ağlamalar, ‘ ben seni çok seviyorum anne, çok özlüyorum, bırakma beni’ yalvarışları, ‘bu bankta oturup beni bekleyeceksin’ komutları ve benim çaresizliğim.. Sene sonuna bir ay kala adapte olabildiği için bütün bir eğitim-öğretim dönemi okul çevresindeki tüm kafelerde boş boş oturduğum bir senedir o sene.. Ertesi sene, o kadar korkunç değildi kabul ediyorum,…

Arada Kaldım

ARADA KALDIM…   Ne zaman tam şu an ki durumda olsam, çocukluğumda izlediğim Susam Sokağı’ndaki şarkı takılıyor dilime.. ‘Arada kaldım, iki arada…’ Uykusuz geceler, yorgun geçen yıllar, birini dizimde salladığım öbürünü emzirdiğim yıllar fiziksel olarak yorulduğumu zannediyordum.. Öyle değilmiş.. Bizim evdeki iki minik birey, karakterleri, oturdukça , kendikararlarını alıp direttikçe gerçekten arada kaldığımı anladım. Aras, okulun bahçesinde arkadaşlarıyla oynamak isterken, Ada, eve gitmek istiyor. İkisi de inatla kendi kararlarını uygulamak istiyor. Tam o noktada, benim kararımın yada kişisel tercihimin bir anlamı kalmıyor zaten ama ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalmak o kadar zor ki.. İkisini de incitmeden, adaletsizlik yapmadan , orta noktayı  bulmak için çok zamanım, çok fazla korkum olduğunu hissediyorum. Boynum kasılıyor, hangi seçimi yaparsam yapayım ikisinden birini kıracağımı düşünüp iyice geriliyorum. Annemi düşünüyorum, o ne yapmıştı  acaba üç çocuk büyütürken? Ada ağlıyor, Aras  gülerek, ‘ beni seç, beni seç’ diye bağırıyor.  İlerde gözüme bir anne ilişiyor, bir çocuğu, bebek arabasında diğeri bahçede oynuyor.. Çocukların yaşlarının yakın…

Tefal Titanium…

Mutfağımda kullandığım tava,tencerenin pek çoğu Tefal ‘dir… Daha doğrusu em uzun ömürlü evlenirken annemin tavsiyesi ile aldığım( annem bu işi biliyor) ürün Tefal… Malum çocuklardan önce,kek,börek pişirirken gelen misafirlere,çocuklarla mutfak benim için keyfi olduğu kadan zaruri bir mevkii haline geldi. Ek gıda dönemiyle birlikte, pişir,taşır, her gün taze olsun,kullandığımız tava,tencere,düdüklü tencere, gibi ürünler aynı zamanda sağlığa zarar vermeyen ürünler olsun derken, algıda seçiciliğiö bu konuda oldukça gelişti. Geçen günlerde, Arda Türkmen ile MSA mutfak’ta birlikte Tefal Titanium Tava’yı deneyimleme fırsatı bulduğumda, birde Arda Türkmen gibi mutfak gurusundan Tefal’in sağlığa zararsız ve üstelik uzun ömürlü kullanımı vaat eden ürünlerini, “İyi ki Zamanında Annemi Dinlemişim.” dedim.. Tefal ‘in yeni ürünü Titanium tava ile birlikte yemek yapamdan evvel, Süt yakma deneyi yaptık ki,gerçekten görülmeye değerdi. Arda Türkmen ,sütü,taşana kadar kaynattıktan sonra, suyun altına tuttuğunda sanki deri misali tava,süt kaymağını attı.. Bu da demek oluyor ki, olası yemeğin yanma durumunda dahi, Tefal Titanium Tava’nın…

Easy Fish Oil ile Balık Yağını Sevdik

Yazılarımda hep belirttiğim ve hatta şakasını yaptığım bir konu var ki; bizim çocuklarımız hamilelikte aldığımız vitaminlerden mütevellit fazlaca akıllı çocuklar. Hamilelikte almaya başladığımız, Omega 3, folik asit ve D vitaminleri çocuklarımızın sadece kas ve kemik gelişimine değil beyin gelişimi içinde gerekli. Ancak bebeğimizi kucağımıza aldığımız anda, tabiri caiz ise “Sudan Çıkmış Balık” gibi oluyoruz. Hangi vitamini ne zaman kullanacağımızı en doğru tavsiye ile çocuk doktorlarımızdan öğrenmemiz gereken döneme giriyoruz. Ada ve Aras yaşlarına geldiklerinde, doktorlarının da tavsiyesi ile Balık Yağı kullanmak için kolları sıvadık. Doktorlarının tavsiye ettiği dahil, piyasada bulunan takviye edici mahiyetinde olan neredeyse tüm balık yağlarını denememe rağmen, çocuklarım hiçbirinin tadını sevmedi. İşin doğrusu, çocuklara hak vermemek mümkün değil, açıldıktan 10 gün sonra çocuklara içirmek için şişenin kapağını açtığımda, burnuma gelen koku bana bile oldukça ağır gelmişti. Birde tabii, yağlı ve şurup şeklinde sıvı balık yağı olduğu için sanırım ağızlarında bıraktığı tat yüzünden iki çocuğum da kesinlikle içmeyi…

Kıbrıs Tatlısı.

Yaz gelmeden son düzlükte, bildiğim,sevdiğim ve denemek istediğim tüm tatlıları yapıyorım ki, şurada 15 gün sonra, Mart itibariyle tüm hemcinslerim gibi “Yaz kapıdan baktırır, tatlıları bıraktırır” moduna gireceğim:) İşte son dönemde bayılarak pişirdiğim hem kolay hemde inanılmaz lezzetli “Kıbrıs Tatlısı” Kıbrıs Tatlısı Tarifi; Keki İçin: 3 adet yumurta, 1/2 su bardağı toz şeker, 1/2 su bardağı sıvı yağ, 1 su bardağı galeta unu, 1 su bardağı kırılmış ceviz, 1 su bardağı hindistan cevizi, 1 paket vanilya. 1 paket kabartma tozu. Kreması İçin : 1 litre süt, 1/2 su bardağı toz şeker, 2 kaşık nişasta, 2 kaşık un, 1 paket vanilya, 200 gr krema, 1 kaşık tereyağı. Şerbeti İçin: 2 su bardağı toz şeker, 2 su bardağı su, Birkaç damla limon suyu. Üzeri İçin: Hindistan cevizi, Kırılmış ceviz. Şerbeti için; tencereye suyu, toz şekeri koyalım ve 5 dakika kaynatıp, limon suyunu ilave edip, 3 dakika daha kaynatıp, soğumaya bırakalım. Keki için; bir…

Nesquik Tam Tahıllı Kahvaltılık Gevrek Tarifimiz

Bizim evde, mutfak en çok ziyaret edilen oda sanırım, Çocuklar, sıklıkla, onların izinli bölgelerinde olan, kuruyemiş, kahvaltılık gevrek, kuru meyve , gibi öğün aralarında ve öğünlerde tükettikleri besinleri karıştırıp, çoğu zaman benim müdahaleme gerek kalmadan, ortalığı dağıtsalarda, kendi canlarının istediği yiyecekleri seçebiliyorlar. Benim için önemli olan, gün içinde tükettikleri besinlerden, büyümelerine faydalı olacak vitaminleri alabilmeleri, ki bu sene hayatımıza giren “okul” olgusu ile sabah kahvaltılarımız önceleri biraz sekteye uğramıştı. Her ne kadar okulda kahvaltı öğünü olsa da, Ada’nın okuldaki kahvaltıda hiç birşey yemediğini kendisinden bir kaç kere duyduktan sonra, kahvaltının an öğün olduğunu bilen biri olarak, sabahları , genelde Aras’ın akşam yemeği ve meyve sonrası tüketmeyi çok sevdiği ve sizinde sık sık sosyal medya hesaplarımda gördüğünüz gibi, Nestle Nesquik Tam Tahıllı Gevrek ‘ten her sabah bir porsiyon tüketmeden evden çıkmıyoruz. Böylece benim içimde rahat ediyor çünkü kahvaltı ,okulda öğle saatlerine kadar koşturan , ders dinleyen bir çocuk için özellikle ,olmazsa…

Bilge Minik Dergisi..

Bizim ev herşeyin dijital olduğı şu dönemde bile yazılı basına,kağıda, dergiye, gazeteye alışık ve bu alışkanlığın devam edeceği evlerden.. Ben oldum olası severim,kağıda,kaleme dokunmayı,yazmayı, ama sadece klave başında değil, kağıdın kokusunu duyarak yaşamayı.. Sanırım benim çocuklarımda benim gibi olacak ki, markete veya kitabevlerine her gidişimide mutlaka ve mutlaka dergi almak isterler, ve hatta almaları için teşvik ettiğimizden sanırım bazen bir değil birkaç dergi ile döneriz eve.. Fakat son dönemde şikayetçi olduğum bir durum, çocuk dergilerinin bizim zamanımızda olduğu gibi eğitici oyunlar, hikayeler ve çocuklara beyin cimnastiği yaptıracak bilmecelerden çok renkli oyuncaklarla çocukların akıllarını çelmeleri.. Zaten o oyuncaklar bir şekilde eve alınıyorken, dergilerin sadece satış amaçlı bunu yapmalarını üzülerek seyrediyorum. Bu sebepten aylık abonelik sistemi ile hem daha uygun fiyata hemde kaliteli içerik üreten,çocuklara değerler eğitimi, oyunlar ve hikayeler sunan,günlük hayatımızda olan ancak çocukların hayatına yansıtamadığımız adetlerimizi ,örf ve ananelerimizi anlatan Bilge Çocuk dergisinin ,”kardeşi” olan Bilge Minik dergisi ile her…

Oryantasyon..

Daha önce bu konuyla ilgili blogumda uzman görüşlerine yer vermiştim ama şimdi zorlu süreç sonrası aras’ın okula alışmasını yazmanın vakti geldi.. Evet oryantasyon nedir? Oryantasyonda aile ve okul korelasyonu ne kadar önemli? Hepsini anlatacağım ama şunu eklemeden geçemeyeceğim, Aras,zorlu geçen süreçte,önce öğretmenlerine alıştı.. Bu okula ağlamadan gitmesi için yeterli değildi ve ne zamanki sınıfta “gerçekten” arkadaş edindi işte o zaman sınıfa koşarak gitti:)) “Oryantasyon” denen kavramın henüz hayatımıza girmediği,anneliğin bu derece komplike olmadığı dönemlerde 5.5 yaşlarında, kuzenlerinin peşine takılıp “bende okula gideceğim” diyen bir anne ve aynı anneden olan taban tabana zıt iki çocuğun okula başlama ve “oryantasyon” hikayesidir birazdan okuyacaklarınız.. Okula başlama sürecinin, yani “ortantasyon dönemi” denilen o çoğumuzu okul kapılarına kilitleyen dönemin aslında hiçte zor olmadığını bana düşündüren,şu an 6 yaşında olan kızımın anaokuluna başladığı dönemdi aslında.. Başlarda hiç zorlanmadık, yapı itibariyle zaten sakin olan kızım ilk 3 haftanın sonunda, “okul “denilen biraz eğlenceli ama kuralları fazlasıyla olan…

Ödem attırıcı çay

Merhabalar, çok uzun zamandır sorulan ödem attırıcı çayımın tarifini daha önce paylaşmıştım ancak bu kadar çok sorulunca birde buradan paylaşayım istedim.. Ben dönem dönem, kendimi şiş hissettiğimde veya hazım problemi yaşadığımda kendim için yapıyorum ve tadını çok seviyorum ancak tekrar ve tekrar belirtiyorum lütfen; hamile, emziren, tiroid,şeker ,kalp ve özellikle tansiyon problemi olanlar içmesin çünkü başka ciddi problemlere sebep olabilir. “Sağlığım gayet iyi,15 günde bir ödem atmak için içeceğim ” diyorsanız işte tarif; Kiraz sapı(az) , maydanoz, 🍋limon( 4 parçaya bölerek ve kabuklu) , rezene , isterseniz biraz karabiber… İçme suyunda kaynatın veya demleyin. ( malzemeleri az koyun ve yavaş yavaş tüketin, çarpıntı yapar tansiyon düşürür. 🍒 tekrar tekrar belirtiyorum belki  ama emziren anneler lütfen tüketmesin bu çayı❌) Sevgiler