Bebeğimiz doğduğu andan itibaren, her anne, yürüdüğü ve konuştuğu anı hayal eder.

Her birimiz, bebeklerin o kısa ve şirin adımlarla yürüyüşünü hayranlıkla ve istemsiz gülen yüz ifadesiyle takip eder, o anı hafızamıza kazımaya çalışırız.

Geçen günlerde katıldığım Molfix etkinliğinde, ana konu bebeklerin gelişim sürecinde yürümeyi etkileyen faktörler olunca, ilk aklıma gelen tabii ki çocuklarımın ve yeğenlerimin o komik ve bir o kadar mucizevi yürüme halleri oldu.

Ortopediatri Çocuk Ortopedi Akademisi doktorlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ozan Ali Erdal’ı dinlerken aslında o dönemde dikkat etmediğimiz pek çok önemli faktör olduğunu farkettim ve blog’umu okuyan yeni anneler veya yürüme çağında bebeği olan anneler için bir röportaj yapmak istedim.

Aklımdaki tüm soruları büyük sabırla cevaplayan Op. Dr. Ozan Ali ERDAL’a ve bu röportajı yapmama vesile olan Molfix yetkililerine çok teşekkür ediyorum. 

Ve sizin için sormaya başlıyorum;

 Bebek bezi seçiminde nelere dikkat edilmelidir? 

Bebek bezinin bebeğin bedenine uygun olması ilk önceliktir. Ortopedik açıdan ise bez, bacakları ve beli çok sıkmamalıdır. Ayrıca, ıslandığında çok fazla genişleyip bebeğin bacak arasındaki boşluğu artırmamalı, adım aralığını genişletmemelidir.  

 Bebek bezi yürümeyi etkiler mi?

Bebek bezlerinin bacaklar arasında yer kaplaması ve bez ile bebeklerin hareketlerinin bir miktar kısıtlanmış olabileceğine dair endişelerden dolayı bezlerin yürümeye etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmalarda kumaştan yapılan eski tip bebek bezlerinin yürüyen bir çocuğun yürüme şeklini bozduğunu gösteren çalışmalar vardır. Ayrıca modern bezlerle yapılan bazı çalışmalarda da bezlerin yürüme şeklini etkileyebileceği ve bebeğin kendi yaşından daha küçük bir bebeğin yürümesine benzer bir yürüme sergileyebileceği söylenmiştir. Elbette bezin bebek için uygun boyda olmaması veya ciltte bir hassasiyet yaratması durumunda da yürümenin olumsuz etkileneceğini öngörmek mümkündür. Son araştırmamızda ise bezlerin ıslak halde iken bebeklerin yürümesini etkileyen veya daha az gelişmiş bir yürüme sergilemelerine yol açan bir etki yaratabileceğini gözlemledik. Islak bezlerin yürüme üzerine etkilerinin ise bez tasarımına bağlı olarak değişebildiğini gördük. Yaptığımız çalışmada, bir tasarımda yürüme üzerinde önemli bir etkilenme gözlenirken başka bir tasarımda bu etkinin anlamlı şekilde daha az olduğunu gözlemledik.

 Bebeğin doğru adım atıp atmadığını nasıl anlarız?

Klasik olarak her bebeğin gelişim süreci birbirinden ufak farklılıklar gösterir. Yani, her bebek aynı zamanda yürümez veya emeklemez. Bunun gibi becerileri kazanması için bir zaman aralığı vardır ve kimi bebek erkenden kimisi ise biraz geç ama yine normal zaman içinde bu becerileri kazanır. Doğru yürüme veya doğru adım ise bir adımın art arda dengeli bir şekilde tekrar etmesidir. Bu süreçte ayağın gidilen yön doğrultusuna bakıyor olması aşırı içe veya dışa dönük olmaması ve ayak tabanındaki kavislerin normal oluşmuş olması da gözlemler sırasında dikkat ettiğimiz yürüme özellikleridir. Ayrıca yürüme çağının başında bebeklerin yürümeleri için normal sayılabilecek ama yetişkinlerden farklı görülen özellikler de gözlenir. Bu dönemde yani bebek yaklaşık olarak 12 aylık iken yürüme için gerekli kas koordinasyonu ve denge algısı yeteri kadar gelişmemiştir. Bu nedenle bebekler dengeyi sağlayabilmek için daha geniş ve kısa adımlarla yavaş bir yürüme sergilerler. Genellikle ebeveynler işte bu yürüme şeklinin yetişkine göre farklı olmasından dolayı endişelenmekte ve çocuklarının yürüyüşlerin tarafıma danışmaktalar. Altta yatan bir hastalık veya anormallik yoksa çoğu bebekte bu yürüme şekli zamanla yetişkin şekline benzemeye başlar. Bebekler yaklaşık 18 aylık olunca veya yürüme konusunda 3 ile 6 aylık bir tecrübe kazandığında ayaklar arası adım genişliği daha dar, daha uzun adımlarla yürümeye başlarlar. Bundan sonra da merdiven çıkma ve inme, yürürken engelleri aşabilme ve zıplama gibi beceriler kazanılır. Sonunda çocuk yaklaşık 7 yaşına ulaştığında ise yürüme şekli yetişkin şeklinde bir normal yürümeye benzemiş olur. Bu gelişme sürecinde bir aksaklık veya gerileme görülmesi halinde elbette çocuğun bir çocuk ortopedisti tarafından değerlendirilmesini öneririm.

 Bezin bebeklerin daha doğru adım atmasındaki etkisi nedir?

Öncelikle annelerin bilmesi gerekir ki, yürüme çağındaki bebeklerin bezli yürümeleri ile bezsiz yani çıplak halde yürümeleri arasında ideal koşullarda bir fark olmamalıdır. Çocuğun o yaşına kadar edindiği yürüme becerisi ne ise aynısını bez takılmış halde de gösterebilmesi gerekir. Bebek bezinin çok dar olması, cildi tahriş etmesi veya ıslanınca aşırı şişmesi gibi durumlarda çocuğun yürümesi etkilenebilir. Bu durumlarda bebek rahatsız olup yürümekten kaçınabileceği gibi daha geniş ve daha kısa adımlarla ideal yürüyüşten uzak bir yürüme sergiler. Bu da tercih edilen bir durum değildir. Bu nedenle bez tercih ederken, sarkma yapmayan, sadece karın ve bacak bölgesi değil, tüm gövdesi esneyerek bebeğin vücuduna uyum sağlayan, ıslandığında daha az genişleyip bebeğin bacak arasındaki boşluğu ve adım aralığını daha az değiştiren bezler kullanılmasını öneririz. Ortopediatri Çocuk Ortopedi Akademisi’nde meslektaşlarımla birlikte gerçekleştirdiğimiz ve yürümenin çeşitli değerlerinin ölçüldüğü yürüme basınç analizi sonuçlarına göre, bezsiz halde normal yürüyen 82 bebeğin, ıslak halde Molfix ile daha doğru veya normale daha yakın yürüdüğünü gözlemledik. Dolayısıyla bezlerin ıslak iken yürüme üzerine etkilerinin bezin tasarımına göre değişebileceğini göstermiş olduk. 

 

Sözün özü şu ki; O bayılarak izlediğim ilk adımların keyfe dönüşmesi ve bebeğimiz için zorlayıcı bir durum haline gelmemesi için doğru ve esnek gövde yapısına sahip bez seçmeyi unutmayın canım annelerimJ

Author

Write A Comment