Tag

2 bebekle hayat

Browsing

Adaletli olmak yada olmamak!işte bütün sorun bu:)

2 bebekle hayat,dışarıdan bakıldığında ah ne güzel birlikte büyüyorlar gibi görünebilir fakat anneyi fiziksel ve zihinsel olarak o kadar yoruyor ki hemşire anlatmakla bitmez.aras zaten kolikti,zannediyordum ki koliği aşınca,aras yürüyünce tüm sorun ortadan kalkmış olacak!maalesef yanılmışım. Benimde  kardeşlerimle çocukken bir sürü kez ufacık bir çikolata yada bir oyuncak için kavga ettiğim,ağladığım olmuştur (annem ısrarla,siz hiç birbirinizi  kıskanmadınız dese de,doğanın kanunu bu illaki kavga etmişizdir) ama bizim evdeki durum bazen çözülemez bir hal alıyor. Ada en başlarda arasa karşı çok sıcaktı fakat ne zamanki  aras 6aylık olup oturmaya başladı,sanki başına gelcekleri bilirmiş gibi ne zaman ada ona yaklaşsa saçından yapışıyordu çocuğa,ada ağlıyordu ama arasa zarar verecek herhangi  bir teşebbüste de bulunmadı hiç,gerçi dışarıda da ada hep hırpalanan bir çocukken okuyun bakın hikayenin sonunda ne oldu? Anacım,aras habire oturduğu yerden eli kolu ne zaman uzansa adacığın saçına yapıştı,yüzünü yoldu ,”yapma oğlum,etme oğlum”yok laf anlar mı o aylarda  el kadar bebe:) Biz tabii…

Soslu Tavuk Tarifi

Şimdi şöyle ki;yemek yapmayı severim,sevdim yani evlendikten sonra fakat malum 2 bebe paçamdan çekiştiriken  pek mümkün olmuyor hünkar beğendi pişirmek yada portakallı ördek çevirmek:) e napıyıruz pratik ne varsa onu pişiriyoruzkendimiz için,çocuklar için her zaman hazırda çorbamız,yemeğimiz mevcut fakat diyelim ki misafiriniz gelecek 25 dakika içinde şöyle antin kuntin bir yemek tadı veren fakat yapımı kolay tavuk yemeği buyrun aşağıda; Malzemeler; 500 gr.tavuk kuşbaşı (kalça eti olursa daha lezzetli) 2 yemek kaşığı mısır nişastası 2 yemek kaşığı soya sosu 2 yemek kaşığı sirke 2yemek kaşığı zeytinyağı Tuz (az koyun çünkü soya sosuda tuzlu) Karabiber Rendelenmiş kaşar             çayın kusuruna bakmayın her daim var bizim evde:)) Yapılışı; Efenim öncelikle azıcık zeytinyağı koyduğunuz borcama tavukları sonrada yukarıda yazılı olan malzemeleri(kaşar hariç) koyun ve ya allah deyip harmanlayın.   Fırnınızı 180 dereceye ayarlayın 25-30 dakika tavuğunuz piştikten sonra kaşarıda üstüne koyup tekrar fırına verin 5 dakika sonra mis…

Annelere kebap yesin,bebeler eğlensin:))

Geçen akşam arkadaşlarla birlikte göztepe Et-inn Restoran’a yemeğe gittik,anadolu yakasında oturmama,kebapçı bir aile olmamamıza  rağmen kaçırmışım gözden bu güzel mekanı.Bir kere hem mekan bizim eve çok yakın hemde tam çocuk dostu (anne dostu desem daha doğru olur çünkü çocuklu gelen arkadaşlarım yemeklerini rahat rahat yiyebildiler:)) Et-inn e girer girmez ilk dikkat çeken bir kere inanılmaz ferah ve büyük bir restoran yani tıkış tıkış yemek yerken yan masaya elinin kolunun çarptığı,bebek arabasının sığmadığı,hiç haz etmesemde mecbur kaldığım yerlerden değil.Biz 15 kişi gittik,baya bir kalabalıktık ve o kadar rahat rahat oturdukki,herkes keyfince yer değiştirip sohbet etti,bence tek  sorun yuvarlak masa olmamasıydı fakat ikramlar,çalışanların güler yüzü ve zaten masadaki sıcak sohbet sayesinde problem olmadı bile. Çocuklu gelen arkadaşlarımızda çok rahat ettiler çünkü,aşağıda çok ferah ve temiz bir oyun alanı ve oyun ablaları vardı bizde oturduğumuz masanın karısındaki ekrandan çocukları rahatlıkla seyrettik,çocukları yemek yedikleri an hariç hiç görmedik diyebilirim,bayıldılar onlarda çocuk alanına. Servis,mezeler,garsonların…

Ev beni yuttu annemm:))

Olaya  geçmişi özetleyerek başlayayım efenim;yıl 2002,üniversiteden yeni mezun olmuşuz,genciz güzeliz ,almışız diplomayı,hava 1500,hayat önümüzde ışıl ışıl,gel beni yaşa diyor,ister kariyer yap ister yan gel yat ne dilersen onu yap.ben ve benim canım ciğerim  gülom,kariyer yapma hevesiyle  ilk adımını atmış bebenin anası babası misali sevinçle iş hayatına adım atmışız,ben aile şirketinde finanstayım,ciğerim gülom,tv sektöründe,haftasonları gezmeler,alışverişler,yemekler,bitmez muhabbetler. Hayatımın hiç bir evresinde boş oturmayı sevmedim,üniversitedeyken her yaz staj yaptım,çalışmaya başladım,bu kadarı beni kesmez dedim,yüksek lisans yaptım,fransızca kursuna  gittim,tenis oynadım,buldum hep birşeyler,en olmadı baktım kar kıyamet,evden çıkamıyorum,aldım şişi elime örgü ördüm.(hep söylüyorum cidden amele ruhluyum,kendimi yormaya bayılıyorum,şimdiki aklım olmasa acaba yerimden kıpırdar mıyım?) Hiç bir zaman uykuya düşkün bir tip olmadım,hafta sonları bile erken uyanır ve tabiiki kuaföre giderdim,ee alışveriş önemli bir iş,gerekli  ihtimam gösterilmeli mantığıyla fönsüz dışarı çıkmadım:)) Tabii bunu yanında,hayatımın 28  yılında mutfağa yemek yemenin dışında uğramadım,18 yaşında çocukluk aşkı olan babamla evlenen annem’in “yaptığın banaysa öğrendiğin kendine”serzenişlerine,allah var yukarda,pek de kulak…

Yardımcı dediğin ateşten bir kor,ne çektiğimi gel bir de bana sor:)

Bu konuda değil 1post,dosya açsam hatta kitap yazsam yeridir sayın annem,düşünki bu konuda benim başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.zaten hep söylüyorum şahane bir şansa sahibimdir bu konuda nerde absürdü nerde köylü kurnazı nerde ruh hastası var gelir beni bulur!çekiyorum resmen mıknatıs gibi. Şimdi şuradan  başlayayım hikayeme,ben zaten hafif amele ruhlu bir vatandaşım,yani misal bir cafedesiniz,yardımcı oturup bişeyler içerken anne eğer 2bebesi arasında sıkışmışsa bi dur bi yüzüne bak o annenin?o kişinin ben olma olasılığı %100,çocuğun altı değişecek değil mi?hangi aklı başında kadın sen dur ben değiştirirm der?heh o da benim!peki bir soru daha?hangi normal anne, çocuğun yemeğini ben yediricem diye tutturur? Ya işte çocuk bu kimin yedirdiğini boşver doysun yeter değil mi? Şöyle bir düşününce ben çok normal değilim ki bana gelen neden olsun?? Ada yeni bebekken haftada düzenli gelen türk bir bayan vardı,temizliğini yapar çeker giderdi!ooohhh ev ondan sonra benimdi,ben zaten evde çalışan yatılı sevmeyen bir tipim yani…

Menactra menenjit aşısı

Hepimizin doğumdan itibaren bebelerimize yaptırdığımız zorunlu aşılar var,karma,hepatit ,menenjit,pnomokok(bu da bir tür menejit için) vs. Bunları hepimiz biliyoruz ve zamanı geldiğinde yaptırıyoruz,amacımız cocuklarımızı,salgın,bulaşıcı,tahribat verici hastalıklardan korumak. Bende ada ve arasın aşı takvimini ciddi anamda titizlikle  takip ediyorum,tabii birde zorunlu olmayan anne-babanın isteğine kalmış aşılar var,misal,grip aşısı. Çoğu insan grip aşısı olunca daha cabuk hasta olduğunu iddia etsede,ben yıllardır yaptırırım ve diğer zamanlara nazaran daha kolay atlattığıma inanırım,tabiiki koruyuculuğu %50! Geçen sene adaya da yaptrdım,2yaşındayken  ve nezle olduysa da ciddi  bir grip durumu yaşamadık çok şükür.bu sene hem adaya ,hem arasa yaptırdım.aras 2 yaşından  küçük olduğu için,yarımşar doz 2 aşamalı aşı oldu.bu tabiiki  anneye kalmış bi durum. Bunun yanında birde,mart ayında doktorumuza kontrole gittiğimize,zerrin hnm.türkiye’ye yeni gelen,amerika ve avrupa ülkelerinde 7 yıldır olan bir menenjit aşısından bahsetti!! Meningokok menejit aşısı(menactra aşısı)!! Zerrin hanıma zaten,adanın ve arasın menejit aşısı olduğunu söylediğimde,şunu öğrendim ki bu daha farklı,öldürücü ve ağır seyirli bir menenjit türüymüş.diğer…

Akıllı telefonum olmadan ben bir hiçim:))

İlk telefonumu hatırlıyorum da  lise  son sınıfta dersaneye giderken almışlardı bana,96-97 ye denk geliyor işte, nokia uzun kızaklı bir modeldi,nasıl inanılmaz birşeydi,arayanın (genelde ve hatta hep annem arardı) bana nerede olursam olayım ulaşabilmesi!şimdi ki gibi ‘ay çalmış duyamadım ‘diyede bişey yok cantandan lülülülüüüü diye ses gelince herkes pür dikkat olurdu,e nihayetinde o zamanın icadı  tr sınırlarından yeni girmiş,herkesde keşfetme heyecanı( ay kendimi dedem gibi hissettim yeminle,dedemde radyonun ilk halini böyle anlatıo! Yaşlandım ben ya) Neyse gel zaman git zaman açma,kapama hariç mesaj gönderir olduk bu mucize aletle,sonra fotoğraf çekmeye başladık vesaire..zaten gelişmeleri sizde bizzat yaşadınız. sene 2006-2007 di gibi akıllı telefon steve  jobs dan olma apple dan dogma ıphone girdi hayatımıza,gelişemeler ardı sıra geldi,internet kullanımı,aplikasyonlar,mobil facebook,twitter,instagram ve bence bunların mobilize olması daha da geliştirdi sosyal medyayı,yani bu sosyal  medya gelişmezdi bu kadar herkesin elinde bir aklıllı telefon olmasa bana göre,fotoğrafı çekiosun ig de paylaşıyorsun hemde telefondan,o an başına bişey geliyor,canın…

Çişimiz tuvalette, emziğimiz tuvalette:))

Ada, 2yaşına 2 ay kala aslında bezi çıkarmamı istemişti ve çok net hatırlıyorum,yüz ifadesinden özellikle kaka yaptığını anlamak çok mümkündü,fakat kucağımda 4 aylık kolik oğlum vardı,sürekli emmek istiyordu ve ben cidden çok yorgun ve bıkkındım,o yaz adayı tuvalete alıştırmadım,itiraf ediyorum bu tamamen benim yorgunluğumdan ve gücüm olmamasından kaynaklıydı,adanın 2.5 yaşına gedi 2013 yaz aylarında ise ilk denemem mayıs sonunda adanın üşütmesiyle sonlandı ve yine beze döndük,açıkçası kendimde hala o gücü bulamıyordum yada bilmiyorum belki de bez takmak kolayıma geliyordu. Bu yaz ortası,özellikle annemin baskıları ve birazda kendimi toparlamadan sebep bismillah dedik ve başladık “çişimiz tuvalette kakamız tuvalette” mırıldanmaya:) Çoğu anne arkadaşımdan duyduğum kadarıya çocuklar ilk 3 günde bu problemi aşıyormuş,yani çiş yada kakaları geldiğinde tuvalete gitmek istiyorlarmış. Bizde öyle olmadı maalesef,tam 2 hafta sürdü adanın çişi yada kakası geldiğinde kaçırmadan tuvalete gitmesi. 2 hafta boyunca en az 2 kere çişini kaçırdı yada oyuna dalıp unuttu.saatlerce boyama kalemleriyle,okuma kitapları yada sevdiği…

2 bebekli hayat :)

Dikkat ederseniz 2 çocuklu hayat demiyorum, 2 bebekli hayat diyorum, sebebi bariz evde 0-3 yaş arası 2 adet haylaz var:) ikiz annesi olmak ayrı bir şey tabii o daha da zor, aynı anda emzirmek vs. bence eli öpülesi insanlardır her zaman ikiz anneleri. Benim durumum biraz daha farklıydı, Aras doğduğunda Ada 1.5 yaşında bir “bebekti” fakat herkes o minicik bebeğe “sen artık abla oldun”. “uslu dur artık ablasın”diyordu ve ben Arası emzirirken buna sürekli itiraz ettim! hayır ada abla oldu ama büyümedi,o da daha bebek diye. arkasından çok kısa zaman içinde bir kardeş gelmesi demek, belki ilerleyen yıllarda bir avantaj, ama şu anda benim kızımın büyüdüğü, sorumluluk aldığı, yada uslu durması gerektiği anlamına gelmez diye çoğu zaman konuştum car car. kimi zaman, amaan lohusa kafası, kimi zamanda onay veren bakışlarla karşılaştım ailede:) Eve ilk geldiğimizde inanılmaz heyecanlıydım, ada evdeki yeni bebeğe nasıl tepki verecek diye kafamda kurup duruyordum, gerçi…

Biraz ordan biraz burdan

Tanıyan var tanımayan var diyerekten bir de kendimi tanıtayım istedim, efenim 33 yaşında daha hayatın baharnda(!) 2 çocuklu eski finansçı, yazar şimdilerde meşhur köle isaura te şubesi olarak saçını süpürge etmiş bir anayım. Adaya hamile olduğumu öğrendiğimde çirozun tekiydim, 9 ayda tam 38 kilo aldım fakat 3.500 kg bir bebe doğurarak, kocamın “kalan 34.5 kg noolucak?”tacizlerine maruz kalmış, baby blues dönemini teğet geçmiş, sütün mü yetmio sorularına kimi zaman içerlemiş kimi zaman çemkirmiş bir ana olarak şunu söyleyebilirim ki annelik içgüdüsel bir şey ve bir anneye akıl vermek kadar gıcık edici bir şey tok, misal ben adaya kadar hayatımda alt değiştirmemişken, bir anda yaptım işte oldu öyle çok da büyütülecek bir olay değilmiş dedim. fakat o geceler varya uykusuz geceler hakikaten şairin üzerine şarkılar yazmasına değer geceler yaaarrr yaaarrr:)) Uykusuz gecelerim 6. Ayda bitti,ada 6. Aydan itibaren 21.00 da uyumaya başladı ve hatta bendeki özgüvene bakınız ki (şimdi olsa…