Tag

annelik

Browsing

Mükemmel Anne-ci-lik….

Bu zamanda çocuklarımızı sağlıklı psikolojik yapıya sahip olarak büyütmeye çalışmak bazen tabiri-i caizse ‘iğne ile kuyu kazmak’ gibi geliyor bana. Bir sürü şeyden ve hatta kendi insanı duygularımızdan(öfkemizi,üzüntümüzü onlara yansıtmamak için) bile vazgeçerek, aman etkilenmesinler, aman sinirlenmeyeyim, yorulsam da belli etmeyeyim derken evet ‘anne’ olmak bu kadar zor olmamalı gerçekten. Biz mi bu kadar zorlaştıryoruz fazlaca araştırıp, irdeleyerek yoksa aslında doğruyu yaparken bu karmaşık hayat mı bizi yoran bilemiyorum. Kendi adıma söylüyorum, uzun süre çocuklarımın yanından hiç ayrılmamayı ,onları hep yanımda tutmayı ,iyi anne olmak sanıyordum ama aslında doğru olanı yani çocuklarım için doğru olanın MUTLU ,HOŞGÖRÜSÜ YÜKSEK bir anneleri olduğunu anlayalı uzun zaman oldu. Çok uzun zamandır çevremdeki annelerden de sık sık duyduğum ,’ tek sesini yükselten anne ben değilim!’ diyen vicdan azapları… Aslında ben dahil, bunu söyleyen annelerin hepsi çocuğuna sesini yükseltmiş bile sayılamayacak desibelde kalmış olsa bile yine de annelik vicdan azabı ile birleşince bizleri…

Çocukluğumuzun Oyunları

Zaman geçtikçe değişime uğramayan hiç birşey yok sanki…herşey gelişiyor,değişiyor,anlam değiştiriyor,daha fazla sorumluluk atfederek büyüyor dağarcığımızdaki pek çok şey… Bunlardan biri de “annelik” bence.. Zaman içinde anlamı,değeri aynı kalsa da ,daha komplike daha farklı bir şey oldu annelik.. Evrildi,değilen toplumda,insan bilimiyle daha da zorlaştı sanki… Annelik her zaman müthişti,yaşattıkları,anne olmanın verdiği haz, tüm yorgunluğuna rağmen tarifi imkansız,insanın ayaklarını yerden kesen,herşeyi başarabileceğine inandıran bir güç; annelik… Yepyeni bir cana,şekil vermek… İşte tamda bu nokta da anlatmak istediğim, annelerimiz sıkça kullandığı cümle ile özetlenebilir aslında; “bizim zamanımızda böyle miydi?” İşte tam da bu söylemek istediğim… Onların zamanında böyle değildi gerçekten,onlar anne biz çocukken bu kadar karmaşık değildi, anne olmak… Henüz hamile olduğumuzu öğrendiğimiz anda,okuduğumuz  kitaplar, annelik- bebek büyütmek üzerine psikolojik makaleler, gezindiğimiz reyonlar, diş yapısını bozmasın diye bilmem ne özellikli emzikler, ince motor gelişimini sağlayacak oyuncaklar, kaba motoru geliştirecek  tahta yap- bozlar derken… Biz böyle mi büyüdük? Diye düşünüyor insan… Bizimde…

Annelik ve Pişmanlıklar..

Anne olmadan önce bilmediklerim, ahkam kestiğim konular oldu elbet , bebek dediğin emer, gazı çıkarılı ve uyur gibi :) Anne deiğin, çocuğu düşünce çığlık atmaz, atarsa ağlamayacak çocuğu bile ağlatır gibi…nasıl komik geliyor şimdi bana bu ahkamlarım.. Bir olayı yaşamadan , iyice içine girmeden anlamak mümkün değil elbet ama söz konusu ‘annelik’ olunca konu iyice derinleşiyor , dipsiz bir konuya dönüyor hatta.. Binlerce yazı yazabilirim annelik hakkında ama bazne şunu düşünüyorum ; anne olarak neleri yaptığıma veya yapmadığıma pişmanım? Yeniden anne olsam çocuğuma neleri veririm yada vermem?Neleri yaparım veya yapmam? Açıkçası benim için ve eminim bütün anneler için en büyük dua, şükür sebebi, çocuklarımızın sağlığı .. Sonrasında neyi yaptığına yada yapmadığına pişmansın derseniz? – Malum ada ve aras’ın yaş aralığı 18 ay, ada daha 1 yaşında bile değildi hamile olduğumu öğrendiğimde, öğrendikten sonra inanılmaz bir vicdan azabı yaşadım ada’ya karşı ve şimdi ne kadar yanlış hisleri çinde kendime eziyet ettiğimi…

MadebyBushra ile Anneliğe Merhaba..

Biz kadınlar , çok şanslı kullarız ki, ‘annelik’ gibi şahane bir durumu yaşama şansına sahibiz.. Daha rahmine cenin düştüğü anda , farklılaşıyoruz bence, annelik , korumacılık, başkası için , içindeki yürek için , yaşamak, her tekmesinde mutlu olmak, o doğum serüvenini yaşamak, ağlayarak doğan bebeğin ,tekrar anne göğs ne yattıında , annesinin kokusunu aldığğında sakinleşmesini yaşamak, bebeğini doyurabilmek ve işte yepyeni hayata ‘merhaba’ demek…. Sevgili Büşra,bir okul öncesi öğretmeni ,aynı zamanda sosyal medyada her zaman , başarılarıyla, yaratıcılığı ve ürünleriyle tanınırken , şimdilerde yepyeni bir sıfat eklendi hayatına ; Büşra bir anne… Oğlu ATA’ya kavuşması için birlikte gün sayarken şimdilerde onun evladına nasıl güzel baktığını, anneliği nasıl güzel sırtladığını görüyorum , yine aynı şeyleri düşünüyorum içten içe ; Kadın öyle özel bir varlık ki ,her üstlendiği sıfatla daha bir güzelleşiyor yeter istesin… Bu sırada , doğumdan 20 gün sonra Büşra’yı gördüğümde iananmadım sanki hiç doğum yapmamaış gibiydi , buradan kocaman…

Master Trainer Tuğçe Yulaç ‘tan tüyolar…

Hep şuna inanırım ki spor yapan insanların ruhunda farklı bir naiflik ,farklı bir incelik vardır.. Tuğçe’yi tanıdığımda önce Türkiye Güzeli olduğunu sonra ise spor ile ve hatta spor için yaşadığını öğrendiğimde ne kadar haklı bir his içinde olduğumu daha da iyi anladım.. Ve dedim ki madem Tuğçe özel eğitmenlik ve tabiri caiz ise Yaşam Koçluğu yapıyor,yeni doğum yapmış evden çıkmaya veya spor salonuna gitmeye fırsatı olmayan anneler için bir kaç ufak tüyo ile spora ve daha geneli hayata motive edilmeli..Bu iş için ise Tuğçe biçilmiş kaptan.. Öğretmeye ,dinlemeye müthiş açık,tanımanızı cidden çok isteyeceğim bir kadın.. Ve ben son olarak, spor bir kadının kendisi için yapacağı en büyük yatırımdır deyip sözü Tuğçe’ye bırakıyorum. 1) tuğçecim,öncelikle seni tanıyalım; Ben 4.5 kilo doğmuş bir bebeğim. Spor hayatım 4 yaşında yüzmeyle başladı babamın teşvikiyle 3 büyük takımda yüzdüm ve paten kaymak benim vazgeçilmezimdi, bale yaptım ama bale hayatım çok da…

Emzirme haftası ve ilginç veriler..

Arka arkaya 2 bebek emzirmiş bir anne olarak,emzirmekte,emzirme haftası da benim için çok değerli ve emzirme ile ilgili taze anılarımdaki baş köşeyi Lansinoh süsler.. Araştırmalar gösteriyor ki emzirmek,kadından kadına, toplumdan topluma farklı anlamlar taşıyor.. 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Emzirme Haftası’na özel araştırma sonuçlarını açıklayan Lansinoh, bu araştırmayla günümüz annelerinin emzirme alışkanlarını ve emzirmeye yönelik tutumlarını gözler önüne serdi. Dünya Genelindeki Annelerin Farklı Emzirme Deneyimleri ve Yaklaşımları Emzirme ürünleri grubunda 30 yıldır emziren annelerin en güvendiği marka Lansinoh tarafından yayınlanan uluslararası “Emzirme Araştırması 2014”ilginç veriler ortaya koyuyor. İngiltere, Amerika, Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Meksika ve Türkiye olmak üzere 9 ülkede, 18-40 yaş arasında, bebeği 2 yaşının altında olan 13 bini aşkın anne ve hamilelerin katıldığı araştırma sonuçları, dünya genelindeki farklılıkları ortaya koyarken, bir yandan da emzirmenin evrensel bir deneyim olduğunu gösteriyor. Anneler, “bebekleri daha sağlıklı olsun diye” emzirmeyi seçiyor Lansinoh tarafından yapılan araştırmada, annelere neden emzirmeyi seçtikleri sorulduğunda, araştırmaya…

PINAR ALTUĞ ile Röportaj..

Karşımda çok güzel bir kadın var.. Güzel hani sadece benim açımdan değil,  tescilli güzellerden…Birde tanıştığımızdaki naif tarzı ve sesine yansıyan pozitif enerjisi de eklenince bu özelliklere daha da bir hayran oldum bu güzel kadına… 1994 Miss Turkey 1. Güzeli,başarılı oyuncu ve sunucu,”byPınarAltug” markasının yaratıcısı,çocuğuyla  kaliteli vakit geçiren bilinçli annelerden.. PINAR ALTUĞ’ u zaten hepimiz tanıyor ve takip ediyoruz ancak birde onun keyifli sohbeti ile hakkında merak ettiklerimizi öğrenmek isterseniz değil mi?  O zaman buyrun… -Anne olduktan sonra hayatında çok şey değişmiştir eminim, ama en çok şunu yapmayı özledim veya “artık şunları kızımla yapıyorum” dediğin neler var?   – Eskiden evden sabah çıkardım,bütün işlerimi halletiğimde saatin kaç olduğu hiç umurumda olmazdı çünkü eve dönmemi gerektiren bir aciliyetim yoktu.   Canım oradan,nereye devam etmek isterse oraya giderdim, ancak şimdi kızımın okul çıkışı saati yaklaştığında bende “çanlar” çalmaya başlıyor:)) Yine de iyi ki var,iyi ki anne olmuşum :))    …

Ev beni yuttu annemm:))

Olaya  geçmişi özetleyerek başlayayım efenim;yıl 2002,üniversiteden yeni mezun olmuşuz,genciz güzeliz ,almışız diplomayı,hava 1500,hayat önümüzde ışıl ışıl,gel beni yaşa diyor,ister kariyer yap ister yan gel yat ne dilersen onu yap.ben ve benim canım ciğerim  gülom,kariyer yapma hevesiyle  ilk adımını atmış bebenin anası babası misali sevinçle iş hayatına adım atmışız,ben aile şirketinde finanstayım,ciğerim gülom,tv sektöründe,haftasonları gezmeler,alışverişler,yemekler,bitmez muhabbetler. Hayatımın hiç bir evresinde boş oturmayı sevmedim,üniversitedeyken her yaz staj yaptım,çalışmaya başladım,bu kadarı beni kesmez dedim,yüksek lisans yaptım,fransızca kursuna  gittim,tenis oynadım,buldum hep birşeyler,en olmadı baktım kar kıyamet,evden çıkamıyorum,aldım şişi elime örgü ördüm.(hep söylüyorum cidden amele ruhluyum,kendimi yormaya bayılıyorum,şimdiki aklım olmasa acaba yerimden kıpırdar mıyım?) Hiç bir zaman uykuya düşkün bir tip olmadım,hafta sonları bile erken uyanır ve tabiiki kuaföre giderdim,ee alışveriş önemli bir iş,gerekli  ihtimam gösterilmeli mantığıyla fönsüz dışarı çıkmadım:)) Tabii bunu yanında,hayatımın 28  yılında mutfağa yemek yemenin dışında uğramadım,18 yaşında çocukluk aşkı olan babamla evlenen annem’in “yaptığın banaysa öğrendiğin kendine”serzenişlerine,allah var yukarda,pek de kulak…