Tag

cocuk

Browsing

Toyzz-Shop-Bodrum-Oasis..

Bizim için, oyuncakçı denince ilk akıla gelenlerden biridir, Toyzz Shop . Çocukların bir anda neşelerinin yerine gelmesini sağlayan, anında enerjilerinin yerine gelmesine sebep olan ilk yerdir oyuncak dükkanları… Daha öncede birkaç yazımda da bahsetmiştim; bizim için en uğrak oyuncakçı dükkanları sıralamasında Toyzz Shop başı çeker. Sanırım çok fazla şubesi olduğundan ve artık çocukların reyonların dizilimini bile ezbere bildiklerinden, ne çocukları kaybetmek gibi bir derdim oluyor Toyzz Shop’da ne de aradığımız oyuncağı bulamamak gibi bir sıkıntımız… Tatil dönemi biz anneler için ayrı bir sorun. Her yere her oyuncağı taşıyamadığımız gibi her yerde çocuklarımızı oyalandıracak düzgün oyuncak bulmak da kolay değil. Bu aşamada Toyzz Shop”un hayat kurtardığın söylemem lazım. Çünkü hem ulaşımı kolay ham de ürün çeşitliliği el biz annelere mutlu edecek kıvamda. Üstelik burada dünyaca ünlü oyuncak markalarının ürünlerinin yer alması kadar, yaz döneminde oldukça faydalanılan açık hava ve spor oyuncakları bisiklet, portatif basket potası, frizbi, scooter, deniz topları, şişme havuzlar…

Anneler Hasta Olmasın

Merhabalar, Benim, ne zaman hastalıklar söz konusu olsa , söylediğim birşey var ki , ‘aman anneler hasta olmasın’ Aras’a 5 aylık hamileyken ve arda henüz 15 aylık bir bebekken, ağır grip geçirip, başımı bile kaldıramama durumunu ağır derecede yaşayıp, hamilelikten mütevellit ilaç kullanamamanın verdiği uzun sürünme safhasından sonra anlamıştım ; çocuklardan önce annelerin hasta OLMAMASI gerektiğini. Anne hasta olunca, SİSTEM ÇÖKÜYOR. NET! Ne çocuğun a ne kendine ne de evdeki düzene hayrı kalıyor hemcinsimin. İşte yine o dönemlerden birini yaşarken dedim ki, unutmamak için, benimle aynı şeyleri yaşayan annelere yazayım  hislerimi. Bizim evde Serter’in çocuklarla ilgili görevi belli, Oyun Oynamak :) Evet aslında adamın günahını almayayım, istersem daha fazlasını yapar, yani en fazla yıkayabilir:) Çocukların yemek düzenleri ,ne yiyecekleri, uykuları, giyecekleri, ilaçları, ilaç saatleri, doktor kontorlleri vesaire bana ait, bu iş bölümü annelik dolayısıyla mı ben fazlaca görev insanıyım ondan mı bana kaldı bilemiyorum ama aslında şikayetçi de…

Çocuğuma Duygusal Şiddet Uyguluyor muyum?

Çocukluğuna annesinden azar işitmeden, misafirlikte annesinin göz hareketleriyle yer değiştirmeyen , havada uçan terlikten kaçma konusunda uzmanlaşmayan bizden değildir bir kere:) Bizi büyütürken ,arka arkaya 3 çocuğu olan ve zaten otoriter bir yapıya sahip annem,kendi otoritesi yeterli gelmediğinde babamın otoritesinden yardım alır ve bizi mum gibi hizaya dizerdi açıkçası.. Ne ortalıkta sorun çıkaran,annesi çemkirebilen,misafirliğe gittiğinde ortalığı dağıtabilen çocuklar değildik biz..annemizin göz hareketiyle oturduğumuz yeri değiştirir, yine o göz hareketiyle konuşmaya izin alırdık diye abartayım biraz. Tamam bira abartmış olsam da konunun aslı; annem bizi yani 3 çocuğunu, müthiş bir disiplin ve düzen ile büyüttü.. Şimdi düşününce ve hatta yaşayınca anlıyoum ki haklıymış,diğer türlüsü olmazmış.. Ya şimdi? Ya ben? Müthiş otoriter anne-babanın,onları hiçbir konuda hayal kırıklığına uğratmamış,onların deyimiyle “yormamış” “üzmemiş” evlatları olarak son derece anti-otoriter bir anayım ben.. Başlarda otoriter-miş gibi davransam da, yok değilim olamıyorum.. Çocuklarım beni yönetiyor bile olabilir diye düşünüyorum bazen.. Kurallarım…

Çocuk olmak ve Çizgi Film Dünyası..

Çocukluğunda seyrettiği çizgi filmleri,hala fırsat buldukça büyük bir keyifle seyreden biriyim ben.. Biz çocukken,annem bizim çizgi film seyretmemizden rahatsız olmazdı ama şimdi herşeyi irdeleyen anneler olarak biz biliyoruz ki, gelişen teknolojiyle çocuklarımıza birçok farklı platformlarda içerikler sunulurken, biz anneler olarak onlara olumlu değerleri aktaran ve aile içinde ortak paylaşıma teşvik edecek çizgi filmleri incelikle seçmeliyiz. Ada ilk çizgi fimini 2 yaşında seyretti,ondan önce hasbel kader yanında televizyon açık ise bile bakmadı,cidden, ilgisini çekmedi nedense.. Ada iki yaşındayken, evde 6 aylık Aras’ın varlığının büyük rol oynaması üzerine daha sıklıkla izlenmeye başladı. Aras ise ablasından mütevellit daha erken tanıştı televizyon ve çizgi film diyarı ile.. 1-1.5 yaşındayken ilgisini çekti çizgi filmler… Seyretmelerine engel oldum mu? Hayır! Belki olsaydım tutkun olacaklardı, Sadece belli saatler belirledimve o zaman diliminde izlemelerine izin verdim. Zamanla çocuklara hangileri faydalı,alt metninde iyi mesajlar içeriyor mu düşünceleriyle incelememe takıldı. Örneğin; Disney çizgi filmlerinden; Prenses Sofia, hem naif, hem yaratıcı…

KALEV ile ilgili Merak Ettiklerim..

Ada’nın bu seneki ilk anaokulu deneyimi ve sonrasında okul araştırmak ve göndermeyi hayal ettiğimiz okuldan vazgeçmek maalesef farz oldu.Çocuğun gideceği okula anne-babaların hayalleri değil çocuğun kişilik yapısı karar verirmiş.Biz anne-baba olarak çocuklarımızın hayatında ilkokulun önemini biliyoruz , sadece eğitim anlamında değil sosyal ilişkileri, sanat, spor yani velhasıl her anlmada hayatının yapı taşlarınıoluşturacak pek çok adımı ilkokul ile birlikte atacaklarını düşünüyoruz. Biz her ne kadar ilkokula kayıt ettirmeyi düşünürken, pek çok etkeni göz önünde bulundurursak bulunduralım sonuçta, çocuğunnuz eğer ada gibi çekingen ve gözlemleyerek yaşayan birç ocuk ise fazla dsiplinli olarak bilinen okulları, ‘okul kayıtları’ listenizden siliyorsununz:) Ada’yı gotürdüğüm pedagogumuz ve okulundaki danışman ların hepsi aynı fikirdeydiler , Ada asla fazla sıkı ve hırs odaklı bir okulu kaldıramaz, fazla naif bir çocuk.. Durum böyle olunca bizim ilk aklımıza gelen, evimize yakın ve mümkünse köklü vakıf okulları oldu.Benim ve eşimin mezun olduğu okullar bizim için ‘araştırılacak okullar’ listemizin başındaydı.. Eşim , Kadıköy…

Faber-Castell ‘Renkli Yönetmenler’ Facebook Uygulaması ile her hafta 10 aktivite bileti kazanma fırsatı!

Çocukların eğlenirken yaratıcılıklarını geliştirmesine yardımcı olan Faber-Castell yeni Facebook uygulaması ile çocukların sömestr tatillerine renk katıyor! 25 Ocak Cumartesi günü çocuklar Tepe Nautilus CineMaximum fuaye alanında seans öncesi Faber-Castell’in onlar için hazırladığı süpriz ile karşılaştılar. Faber-Castell “Hayal Gücünün Ürünleri” ile yaratıcılıklarını konuşturdular, birbirinden güzel objeler yaptılar. Çocuklar filmlerini izlemeye salona girdiklerinde, Faber-Castell ekibi çocukların eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri renkli film afişlerine dönüştürdü. Seans çıkışı kendi tasarımlarını film afişlerinde gören çocukların şaşkınlıkları ve sevinçleri görülmeye değer! Şimdi bu sürprizi Faber-Castell yeni Facebook uygulamasına taşıdı. Çocuklar Faber-Castell eğlenceli keçeli kalemler ve değiştirilebilir tablet suluboya ile tasarladıkları nesneleri uygulamada yer alan film afişi şablonlarına yerleştirerek kendi filmlerinin yönetmeni ve afiş tasarımcısı oluyorlar. Hazırlanan film afişleri içerisinden en çok beğenilen, oy alan tasarımların sahibi olan küçük yönetmenler müze veya sinema bileti kazanma fırsatı yakalıyorlar. Eğlenceyi yakalamak isteyen çocuklar  https://www.facebook.com/FaberCastellTurkiye/app_291525467663299 sayfasından uygulamaya ulaşabiliyor. Faber-Castell sosyal hesaplardan takip edebilirsiniz: www.facebook.com/FaberCastellTurkiye @Faber_CastellTR…

Tan Sağtürk Akademi dopdolu..

Geçen pazar,Tan Sağtürk Bale akademisine davetliydik,her zaman gittiğimiz kafenin arkasında olduğu için yerini biliyordum ama 400 metrekare alana böyle donanımlı ve insanı içine girer girmez sukunet ve huzurla dolduran bir yer olduğunu bilmiyordum haliyle. Çok samimi şekilde karşılandık,çocukları içeride burcu ablaları ile (burcu da çocukluğundan beri tan sağtürk akademi de eğitim almış ve şimdi  orada çocuklara eğitmenlik yapıyor.) dans etmeleri için bıraktık,hem cam bölmeden onları seyrettik hem sohbetimizi ettik. Tan Sağtürk ve ekibinde en dikkatimi çeken,hepsinin bu işe inanılmaz gönül vermiş olmaları,amaçları çocuklara okullarına devam ederken hem baleyi sevdirmek hem 8 senenin sonunda MEB bağlı diploma kazandırmak. Hepimiz  baleyi,estetik bir sanat dalı olarak görürüken aslında kaçırdımığımız önemli bir nokta var,bale aynı zamanda çocuğa reflekslerini iyi kullanmayı,özgüvenli olmayı,disiplini ve yılmadan çalışması gerektiğini öğreten bir sanat dalı. Tan Sağtürk,sadece çocuklar için değil yetişkinler için de bale eğitimi var,bunu duyduğumda çok şaşırdım çünkü hayatında hiç bale yapmamış birinin belli bir yaştan…

İlk Param’la çocuğunuz büyüdükçe parası da büyüyecek.

Çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak isteyen anne-babalar için Yapı Kredi’nin yeni bir ürünü var: İlk Param İlk Param, çocuğunuzun her adımında onunla beraber büyüyecek uzun dönemli bir birikim hesabı… İlk Param ile 0-18 yaş arası çocuklarınız adına şimdiden birikim yapmaya başlayabilirsiniz. Çocuklarınızın gelecekteki ihtiyaçları için şimdiden birikim yapmaya başlamak isterseniz, İlk Param bunu oldukça kolay bir hale getiriyor. İlk Param’a Yapı Kredi kredi kartlarınızdan otomatik ödeme talimatı vererek, çocuğunuzun geleceğini garanti altına alan paranın kendi kendine birikmesini sağlayabilirsiniz. İlk Param’ın Özellikleri – İlk Param ile şimdiden çocuklarınız adına düzenli birikim yapabilirsiniz. – Ortak hesap açarak sevdiklerinize İlk Param hediye edebilirsiniz. – Belirleyeceğiniz tarih ve sıklıkta, belirleyeceğiniz miktarda düzenli birikim talimatı verebilirsiniz. – Vadesiz hesaptan düzenli alım talimatı verilebildiği gibi, Yapı Kredi kredi kartlarından da düzenli birikim talimatı verebilirsiniz. – Ara Ödeme fonksiyonu ile toplu olarak tek seferde ödeme de yapabilirsiniz. Sevdiklerinize İlk Param hediye edin. İlk Param’ı yalnızca kendi çocuklarınız…

Eğri oturalım,doğru konuşalım;Çalışan anne olmak..

Bu konuda bir sürü yazı gördüm,kimini okudum,kimini ilk paragraf itibariyle terkettim,okumadım,okuyamadım açıkçası,belki benim yazımda başkaları  için öyle olacak ama demokrasi burada devreye giriyor zaten beğenmeyen okumaz canı sağolsun diyor ve konuya balıklama dalıyorum:) Aslında bu konuda yazmak değildi niyetim ta ki çalışan bir arkadaşıma,ada ve arası götürdüğüm  hafta içi cimnastik grubundan bahsedinceye kadar..çalışan arkadaşım ,hafta içi götürdüğümü söyleyince, “Çalışıyorsan çocuğun herşeyden mahrum kalıyor!” Dedi ve mideme bir yumruk oturdu,hafta sonu gruplarından da bahsettim ama,hafta sonu için sürekli çocuklarla ilgili işlerin (doktor,ödev,alışveriş) biriktiğini ve pazartesinin nasıl geldiğini anlamadığını anlatınca diyecek bir şey bulamadım.haklı çok haklı. Çalışmamak çocuklardan sonra benim kararımdı,böyle bir seçme şansım vardı,aile şirketinde çalıştığım için istediğimi zaman dönebileceğimi bilerek ayrıldım işten,adanın arkasından aras gelince,süresiz iznim uzadı,bir gün yeniden çalışabilmek en büyük dileğim.ben çalışmadan duramayanlardanım çünkü 2014 sonu 2015 başı inşallah diyorum.evet diyorum çünkü rahatım evde çocuklarımı büyütüyorum,istediğim yere istediğim zaman(hafta içi yoğunluk azken) götürebiliyorum,keyfim istemesse evde uydurduğum oyunlarla çocukları…