Tag

kadın

Browsing

Moda, sensin.

Hayatımın çok uzun bir dönemini zayıf geçirdikten sonra, ilk doğumunda 38, 2. Doğumunda 26 kilo alarak,her doğumuna 100 kilo ve üzere giden bir anne olarak, yaz gelirken yaşanılan mutsuzluğu öyle iyi bilirim ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim… Bu gibi durumlar için , kilo vermeye yarayacak pek çok tavsiyem var ama benim bu yazıda bahsetmek istediğim, o çok kilolu hatta fazla kilolu dönemimde, aldığım kiloları ve yaşadığım mutsuzluğu kamufle etmek için nasıl parçalar tercih ettiğim olacak. • Boyuna Çizgili Tişörtler ; kurtarıcıdır kendileri, hem boyunuzu olduğundan Uzun gösterir hemde,olduğunuzdan daha az kilolu görünürsünüz. • Yüksek Bel Pantolonlar ; bacak boyunuzu uzun göstermenin yanında, bizim kadınlar arasında “can simidi” olarak adlandırdığımız arka bel bölgesindeki yağları gizlemenize yardımcı olacak ,emin olun. • Robodan Elbiseler ; muhteşemdir, kendinizi rahat hissedeceksiniz, zayıf görüneceksiniz. • Taytlar ; Bunca yıllık tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki; bol giyinmek daha kilolu gösterdiğinden tayt üzerine giyilen tunik ile çok…

Kıbrıs Tatlısı.

Yaz gelmeden son düzlükte, bildiğim,sevdiğim ve denemek istediğim tüm tatlıları yapıyorım ki, şurada 15 gün sonra, Mart itibariyle tüm hemcinslerim gibi “Yaz kapıdan baktırır, tatlıları bıraktırır” moduna gireceğim:) İşte son dönemde bayılarak pişirdiğim hem kolay hemde inanılmaz lezzetli “Kıbrıs Tatlısı” Kıbrıs Tatlısı Tarifi; Keki İçin: 3 adet yumurta, 1/2 su bardağı toz şeker, 1/2 su bardağı sıvı yağ, 1 su bardağı galeta unu, 1 su bardağı kırılmış ceviz, 1 su bardağı hindistan cevizi, 1 paket vanilya. 1 paket kabartma tozu. Kreması İçin : 1 litre süt, 1/2 su bardağı toz şeker, 2 kaşık nişasta, 2 kaşık un, 1 paket vanilya, 200 gr krema, 1 kaşık tereyağı. Şerbeti İçin: 2 su bardağı toz şeker, 2 su bardağı su, Birkaç damla limon suyu. Üzeri İçin: Hindistan cevizi, Kırılmış ceviz. Şerbeti için; tencereye suyu, toz şekeri koyalım ve 5 dakika kaynatıp, limon suyunu ilave edip, 3 dakika daha kaynatıp, soğumaya bırakalım. Keki için; bir…

Cay Saadeti 4

Çok mu sıkıldın? Neye takıldın? Bir şeyi çok istemekle başlıyor aslında şu kalpteki garip çarpıntı,en heyecanlısı da o soru hep “olacak mı olmayacak mı?” İçinden bir ses avaz avaz bağırıyor,”hadi gel” diye istediğini çağırıyor,sen kimi zaman düşsen de o karanlık kör karamsarlık kuyularına yok işte Umut kardeş el veriyor çıkarıyor yine seni yukarıya… Ya bir adamı seviyorsun deli gibi,diyorsun ki giderim uğruna yok bunun ötesi,ya bir hayalin var şimdilik kaf dağının arkasında kendisi.. İsteyerek başlatıyoruz herşeyi,”o” ise amacın göze alacaksın yenilmeyi,yeri öpmeyi ve hatta -abarttın deme-sürünmeyi… Göze almadan olmaz çünkü bunlar hayatın gerçekleri.. İstediğine ulaşmak için çalışacaksın,emek vereceksin,adam odunsa torna tesfiye kursuna gideceksin?? yani demem o ki seviyorsan emek vereceksin.. Amacın ulaşmaksa o paraya,arabaya,arsaya girmeden kimsenin ayağının altına,uğraş arkadaş,çalış! Boşuna mı verdi o aklı rabbim sana.. Umudun olacak hep,isterken birşeyi yüreğin,unutma umudun en büyük desteğin,yol arkadaşın,yarenin. İste-çalış-sabret-kazan ,işte budur insanı başarılı  yapan ve de bu formüldür  emek verdiğine  ulaşınca yorgunluğunu…

kıyas

Kısmetten öte köy yok buralarda, sende kalbinin ekmeğini yiyorsun aslında , kinle hasetle boşuna o güzel kalbini karartma, seni o yola çekmek isteyen olursa , yol ver bebeğim bekleme yapma:) Neyse nasibin onu yaşayacaksın, kaderin var buna inancaksın, ama yola viraj döşeyen belki senin o ‘ son ‘ kararın… bilemeyiz gülüm be, yorma kendini ,yazının devamından önce kalk bi çay demle:) Şimdi bu yazıda ne kaderine girizgah edeceğim, ne senin kararlarına laf edeceğim, bir oku bakalım , sana neler düşündüreceğim, her kelimede acaba hangi anılarına götüreceğim? işimiz uzun  ustam , sana bu yazıda ‘ kıyas’ diyeceğim?? Hayat denen şu yolda , ister maraton koş , ister tırmala, ne yaparsan yap ama sakın düşme ‘ kıyas’ denen çukura.. bazen hayat şartları seni zorlasa da bak benden sado tavsiyesi kaymaklım, ekmek kadayıfım , yukarı çok bakarsan boynun tutulur ,aşağı takılı kalırsan ruhun sıkılır , sen önüne bak , kalbini bozma , ‘aman…

Sarı,Mavi ve Yeşilin Tonları

Bayılıyorum tüm renklerin canlı tonlarına, sarı,yeşil,mavi ve  mor… Ve işte aşağıda Fresh Company kıyafetlerimizle sarı, yeşil ve mavi  tonları..Bu sırada şunuda belirteyim Fresh Company linkini tıklarsanız stilistiniz olarak karşınızda beni bulacaksınız:)Sormak istediklerinize oradan da yanıt verebilirim seve seve.

Vitringez.com..

Geçen günlerde insanlık için küçük benim için büyük bir adım atıp nasıl internet alışverişine başladığımı anlatmıştım. Tabii çocuklarla evde olduğumuz dönemde vakit buldukça yine internet alışverişi yapmaktan kendimi alıkoyamazken vitringez.com cidden bir durak oldu benim için. vitringez.com un kurucularından Natali Yeşilbahar ile daha önce fuarlarda tanışmış ve ne kadar enerjik ve pozitif bir kadın olduğuna şahit olmuş ,o dönemler vitringez.com u incelemiştim ama bu sefer bu arama motoruna takıldım kaldım. Vitringez.com inanılmaz hızlı şekilde ilerliyor, kadın, erkek, çocuk ,ev alışverişi ne ararsanız var ve alışveriş yapmak , sipariş vermek , hızı inanılmaz iyi.Sezonun trendleri ve en çok satanlar ile ilgili blog incenlenmeye ve dikkate almaya değer! Bunun yanında vitringez.com iyi işleyen bir arama motoru, misal ‘ kırmızı pantolon’ arayıp bunu vitringez arama motoruna yazdığınızda size ,liste şeklinde ‘kırmızı pantolon’ hangi markada, hangi bedende varsa tek tek listeliyor!!! Ben buna bayıldım. düşünsenize, beyaz gömelğimle kombinlemek için kırmızı bir pantolon arıyorsam mağaza…

Darphin ile Cildim Soğuk Havaya Hazır..

Kendimi bildim bile dermatit bir cilt yapısına sahibim, bu yüzden mevsim geçişlerinde özellikle yaz aylarından kış mevsimine geçerken ciddi kuruma, pul pul dökülme problemini bir çok dermatolog, kozmetik, dermo kozmetik problemine rağmen tam anlamıyla daha doğrusu uzun vadede çözebildiğim söylenemez. Saç diplerim kış aylarında öyle çok kuruyor ki, mutlaka ‘dermovate ‘ adında bir saç losyonu kullanmak zorundayım. Cildimdeki kuruma ve soyulma problemini ise , (özellikle çenemde) Darphin ‘inin yeni ürünü, Intral Redness Relief Soothing Serum ile sanırım çözdüm:) 10 gündür düzenli kullanıyorum ve cidden kış aylarında kuruyan,kızaran cildime çok iyi geldi.. umarım uzun vadeli olur .Serumun en güzel yanı, ciktteki hassasiyeti ve kuruluğu yatıştırırken, yapış yapış bir his bırakmaması.. Dokusu çok hafif, bu özelliğini de ayrıca sevdim diyebilirim. Size biraz üründen bahsedeyim; Pierre Darphin’in ilk serumu olan #IntralRednessReliefSoothingSerum içeriğindeki #yatıştırıcı kompleks (#Polisakkarid, #Şakayık, #Papatya, Alıç özü), Glikoaminoglayken, Resveratrol ile iritasyondan kaynaklanan gerilme hissini azaltırken; cildi yumuşatıyor, rahatlatıyor, sakinleştiriyor ve kızarıklık…

Beklenti Diyeti..

Bir  hikaye anlatacağım sana şimdi, tavşan dağa küsmüş, dağ o ara zaten tribalmiş :) hikaye burada  bitti:)) Sevgili annem ,demem o ki, senin küstüğün ,olmadı diye üzüldüğün ,talihine köpürdüğün hikayen daha bitmedi ki… sadece araya reklam girdi… Bazı işler, ağır işler.. yavaştır vuslatın gelişi, insan şişer…   Biliyorum çok emek verdin, kendini istediğin yerde hayal ettin, kimi zaman yaklaştığını hissettin fakat   yine yere sert vurdu kaba etin:) Her ne ise olup biten gel birde benden dinle, bak nedir dışarıdan görünen.. Sado’da yalan yok ,%100kahkaha garanti, şimdi sana mutluğun formülünü veriyorum ,ismi,BEKLENTİ DİYETİ.. Dostundan vefa beklersin, sonsuz sadakat, o eskidendi yavrukuşum şimdi ‘dost’ çok yakın görünsede maalesef çoğu fitne fesat.. Patrondan zam beklersin,esnek olsun çalışma saatin, o iş zor be gülüm   tuttu m bu seneki hedefin… Evladın sağlıklı olsun, yedirdin ya sen organiği , ay ben bu konuya hiç girmeyeyim malum…

İlahi adalet var

İlahi adalet var bebeğim,kesin bilgi veriyorum,eminim.. Dur baştan alayım,kafan karışmasın diye anlatayım… Ağır aksak giden işler,dün yüzüne gülüp bugün hasmınla seni çekiştirenler, varsa yoksa sabret diyenler ve nerde o seni canı gibi sevenler?? Çok ağır darbeler aldın, belki üzüldün, ağladın belki hep içine attın ya da belki benim gibi bir yerlere karaladın… O güvendiğin dağlara kar yağdı, sen üstüne düşeni çektin, ah ettiğine ne kaldı, kalbinin dillendirdiğini söyleyemedin çok mu için yandı? Sınandın belki de,böyle düşün bir de… Hadi bırak tatavayı,dinle beni , çıkar hayatın tadını… Sınandın,zor oldu, çok yıprandın.. Ama bitti şimdi , şu dakika itibariyle yeniden başlıyoruz inanmaya,yeniden “buradayım!” Diyoruz hayata… Herşey unut.. Sen harikasın, kadınsın bir kere doğanda var her zorluğu aşarsın…sen değil misin, hem çalışan ,hem gezen, hem bebe emziren?? Sen değil misin araba kullanırken makyajını tazeleyen? Sen değil misin, ülkedeki olaylara kayıtsız kalmayıp, birde bu kadr olumsuzluğa rağmen aydın nesil yetiştirmeye niyet eden?? İnsan iki…

Gıybetgül sen bir sussana,ben orda mıyım? Git bir baksana..

Bunun anası da böyleydi…yağlı ballı konuşur,ağzında lafı çoğalta çoğlata öyle bir anlatır,mum kesilirsin,dinler dinlerde 3 gün sonra ” nooldu bana öyle” dersin:)) Neyse gıybetgülden başlayalım madem öyle, Şimdi bu ablam adamın aklını alır,hangi evde ne var,kimde dert pişer kimde et pişer,gıybetgül’ün diline düşer.. Köşe minderi gıybetgül adından mütevellit,gıybet sever,gıybet yayar,kimseyi bulamazsa ayna karşısında kendi kendine konuşur hatta kendi gıybetine şaşar.. Misal merakını mı cezbetti biri,sor gıybetgül’e döksün sana GBT sini