Deprecated: The each() function is deprecated. This message will be suppressed on further calls in /home/ikicocukluhayat/public_html/wp-content/plugins/js_composer/include/classes/core/class-vc-mapper.php on line 111
iki-cocuklu-hayat | ikicocuklu hayat
Tag

iki-cocuklu-hayat

Browsing

Adaptasyon Nedir?

Adaptasyon Nedir? Adaptasyon kelimesinin Türkçe meali; canlıların yaşam sürdüğü ortama alışmasıdır. Bizim ailede ‘Adaptasyon’ kelimesi ise  Ada ve Aras’ın bir türlü kopmak istemedikleri annelerine yaptıkları işkence sürecinin ismidir.   Neden mi böyle söylüyorum? Ada’nın bir yıl anaokuluna başlarken, bir yıl ilkokula başlarken olmak üzere tam 2 yıl süren okula, sınıfına,akranlarına, öğretmenlerine alışma süreci ,Aras’ın anaokulu dönemi ile birleşince , vaziyet iyice karmaşıklaştı. Geçmiş dönem yazıları okuyanlar bilecektir, Aras ilk anaokulu deneyiminin 10. Gününde o dönemki anaokulunun ihmali sonucu parmağını kırıp, ameliyat olduktan sonra uzun süre ‘okul’ kelimesinin bile duyduğunda ürperiyordu. Zamanla , ablasını bırakıp alırken kapısından girdiği okul kapısından gün gelip anaokulu için girince işin rengi değişti. Günlerce süren ağlamalar, ‘ ben seni çok seviyorum anne, çok özlüyorum, bırakma beni’ yalvarışları, ‘bu bankta oturup beni bekleyeceksin’ komutları ve benim çaresizliğim.. Sene sonuna bir ay kala adapte olabildiği için bütün bir eğitim-öğretim dönemi okul çevresindeki tüm kafelerde boş boş oturduğum bir senedir o sene.. Ertesi sene, o kadar korkunç değildi kabul ediyorum,…

Arada Kaldım

ARADA KALDIM…   Ne zaman tam şu an ki durumda olsam, çocukluğumda izlediğim Susam Sokağı’ndaki şarkı takılıyor dilime.. ‘Arada kaldım, iki arada…’ Uykusuz geceler, yorgun geçen yıllar, birini dizimde salladığım öbürünü emzirdiğim yıllar fiziksel olarak yorulduğumu zannediyordum.. Öyle değilmiş.. Bizim evdeki iki minik birey, karakterleri, oturdukça , kendikararlarını alıp direttikçe gerçekten arada kaldığımı anladım. Aras, okulun bahçesinde arkadaşlarıyla oynamak isterken, Ada, eve gitmek istiyor. İkisi de inatla kendi kararlarını uygulamak istiyor. Tam o noktada, benim kararımın yada kişisel tercihimin bir anlamı kalmıyor zaten ama ikisi arasında tercih yapmak zorunda kalmak o kadar zor ki.. İkisini de incitmeden, adaletsizlik yapmadan , orta noktayı  bulmak için çok zamanım, çok fazla korkum olduğunu hissediyorum. Boynum kasılıyor, hangi seçimi yaparsam yapayım ikisinden birini kıracağımı düşünüp iyice geriliyorum. Annemi düşünüyorum, o ne yapmıştı  acaba üç çocuk büyütürken? Ada ağlıyor, Aras  gülerek, ‘ beni seç, beni seç’ diye bağırıyor.  İlerde gözüme bir anne ilişiyor, bir çocuğu, bebek arabasında diğeri bahçede oynuyor.. Çocukların yaşlarının yakın…

Bilge Minik Dergisi..

Bizim ev herşeyin dijital olduğı şu dönemde bile yazılı basına,kağıda, dergiye, gazeteye alışık ve bu alışkanlığın devam edeceği evlerden.. Ben oldum olası severim,kağıda,kaleme dokunmayı,yazmayı, ama sadece klave başında değil, kağıdın kokusunu duyarak yaşamayı.. Sanırım benim çocuklarımda benim gibi olacak ki, markete veya kitabevlerine her gidişimide mutlaka ve mutlaka dergi almak isterler, ve hatta almaları için teşvik ettiğimizden sanırım bazen bir değil birkaç dergi ile döneriz eve.. Fakat son dönemde şikayetçi olduğum bir durum, çocuk dergilerinin bizim zamanımızda olduğu gibi eğitici oyunlar, hikayeler ve çocuklara beyin cimnastiği yaptıracak bilmecelerden çok renkli oyuncaklarla çocukların akıllarını çelmeleri.. Zaten o oyuncaklar bir şekilde eve alınıyorken, dergilerin sadece satış amaçlı bunu yapmalarını üzülerek seyrediyorum. Bu sebepten aylık abonelik sistemi ile hem daha uygun fiyata hemde kaliteli içerik üreten,çocuklara değerler eğitimi, oyunlar ve hikayeler sunan,günlük hayatımızda olan ancak çocukların hayatına yansıtamadığımız adetlerimizi ,örf ve ananelerimizi anlatan Bilge Çocuk dergisinin ,”kardeşi” olan Bilge Minik dergisi ile her…

Oryantasyon..

Daha önce bu konuyla ilgili blogumda uzman görüşlerine yer vermiştim ama şimdi zorlu süreç sonrası aras’ın okula alışmasını yazmanın vakti geldi.. Evet oryantasyon nedir? Oryantasyonda aile ve okul korelasyonu ne kadar önemli? Hepsini anlatacağım ama şunu eklemeden geçemeyeceğim, Aras,zorlu geçen süreçte,önce öğretmenlerine alıştı.. Bu okula ağlamadan gitmesi için yeterli değildi ve ne zamanki sınıfta “gerçekten” arkadaş edindi işte o zaman sınıfa koşarak gitti:)) “Oryantasyon” denen kavramın henüz hayatımıza girmediği,anneliğin bu derece komplike olmadığı dönemlerde 5.5 yaşlarında, kuzenlerinin peşine takılıp “bende okula gideceğim” diyen bir anne ve aynı anneden olan taban tabana zıt iki çocuğun okula başlama ve “oryantasyon” hikayesidir birazdan okuyacaklarınız.. Okula başlama sürecinin, yani “ortantasyon dönemi” denilen o çoğumuzu okul kapılarına kilitleyen dönemin aslında hiçte zor olmadığını bana düşündüren,şu an 6 yaşında olan kızımın anaokuluna başladığı dönemdi aslında.. Başlarda hiç zorlanmadık, yapı itibariyle zaten sakin olan kızım ilk 3 haftanın sonunda, “okul “denilen biraz eğlenceli ama kuralları fazlasıyla olan…

My Little Pony ve Öğrettikleri

Aslında çocuklarla birlikte özellikle ada ,2 yaşına girdikten sonra tekrar çizgi film izlemeye başlayınca , şunu çok net gözlemledim ki, çocuklarımıza seyrettirdiğimiz çizgi filmleri seçerken , izlediğimiz pek çok şeyden çok daha seçici ve çok daha detaycı olmak gerekiyor. Çünkü çocuklar seyrettikleri çizgi filmlerden öyle çok iyi yada kötü davranış, duygu ve düşünceyi öğrenip, kopyalayabiliyorlar ki maalesef sonucuyla ebeveynler olarak bizler üzülüyoruz. Ama bizim çocuklarımıza doğru davranış modelleri ve örneklemeleri içerdiğini düşündüğümüz bir çizgi filmi maalesef ki çocuklar sevmeyebiliyor. Çok şükür ki, benimde çok sevdiğim hem öğretici hem rengarenk görselleriyle ilgi çekici hemde modelleme konusunda çok olumlu olan My Little Pony ‘yi ada çok seviyor ve hatta bizim evin bir odası My Little Pony karakterleri ve tüm aksesuarları ile dolu olacak kadar hayranlık besliyor. My Little Pony, 2011 yılından beri Minika Çocuk ‘ta yayınlanıyor ve 6. Sezonunda “Equestria’yı Keşfet” ile yepyeni bölümleriyle çocukları mutlu ediyor. Biz ,My Little Pony karakterlerini,…

Çocuğumuz ile ‘Ben’ Diliyle Konuşmak

Bizim ev kardeş kavgalarının, ‘odama girdi’ , ‘resmimi yırttı’ ‘arabamı aldı’ kaosunun başkenti.. Yaş aralığının çok az olmasından, ayrı cinsiyetlerde olmalarından, Aras’ın ve Ada’nın ‘dediğim dedik, çaldığım düdük!’ tarzından mı kaynaklı bilmem ama zaman zaman anlaşıp birlikte keyifli oyunlar oynasalarda -en fazla 10 dakika- çoğu zaman birisi mutlaka ağlıyor, diğeri ise savunma halinde oluyor.. Örneklendireyim; Ada, elsa resmi çizip, itinayla boyamış onu da kapısına asmış, aras, ada’nın okulda olmasını , benim yemek yapıyor olmamı fırsat bilmiş, o resmi bir güzel yırtıp koridora atmış… Ada eve geliyor, rutin işlerini yaptıktan sonra kapıda, elsa resminin olmadığını farkediyor ve işte o anda bizim evde kıyamet kopuyor… Bu durumda eskiden pek çok yöntem denemiş bir anne olarak, anladım ki, ben ne yaparsa yapayım o kavga olacak, kıyamet kopacak, çünkü ada haklı, aras henüz küçük vs… Pekiyi ben ne mi yapıyorum?  Birbirlerine zarar vermedikleri sürece karışmıyorum. Haklı olana sarılıp , sakin bir tonda ‘ben’dilinde…


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/ikicocukluhayat/public_html/wp-includes/functions.php on line 4552